Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Göksel Aşan hakkında, Can Holding’den rüşvet aldığı iddiaları kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İddialar, gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı tarafından dile getirilirken, Aşan’ın bu süreçte ifadeye çağrıldığı ve ardından görevinden ayrıldığı öne sürüldü.
Kütahyalı, sosyal medya ve televizyon yayınlarında yaptığı açıklamalarda, Aşan’ın rüşvet iddiası kapsamında adli makamlarca dinlendiğini, ifade sürecinin ardından ise Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevinden ayrıldığını iddia etti. Bu açıklamalar sonrasında, kamuoyunda “istifa mı, görevden alma mı?” soruları da gündeme geldi.
Resmî Süreçte Ne Biliniyor?
Şu ana kadar:
Göksel Aşan hakkında rüşvet suçlamasıyla açılmış ve sonuçlanmış bir dava kamuoyuna açıklanmadı.
Gözaltı veya tutuklama yönünde resmî bir işlem bilgisi bulunmuyor.
Aşan’ın görevden ayrılmasına ilişkin resmî gerekçe kamuoyuyla paylaşılmış değil.
Cumhurbaşkanlığı cephesinden, iddiaların içeriğine dair ayrıntılı bir yalanlama ya da doğrulama da yapılmış değil. Ancak Aşan’ın görevden ayrılması, iddialarla zamansal olarak örtüşmesi nedeniyle tartışmaları büyüttü.
“Affını İstedi” Tartışması
Kamuoyunda en çok tartışılan başlıklardan biri de Aşan’ın, Cumhurbaşkanı’nın tensipleriyle “affını isteyerek” görevden ayrıldığı iddiası oldu. Hukukçulara göre, bir kamu görevlisinin görevden ayrılması, iddiaların otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Eğer somut deliller varsa, adli sürecin görevden ayrılmayla sona ermesi hukuken mümkün değil.
Muhalefetin Tepkisi
Muhalefet cephesinden gelen açıklamalarda ise şu sorular öne çıktı:
Eğer ciddi bir rüşvet iddiası varsa neden gözaltı uygulanmadı?
Neden süreç yargı önünde şeffaf biçimde yürütülmedi?
Benzer iddialarda alt düzey bürokratlar hakkında hızla işlem yapılırken, üst düzey isimler için farklı bir yol mu izleniyor?
Süreç Ne Aşamada?
Mevcut bilgiler ışığında:
Göksel Aşan hakkındaki rüşvet iddiaları yargı kararıyla kesinleşmiş değil.
İfade verildiği iddiası gazeteci beyanlarına dayanıyor.
Resmî makamların kapsamlı bir açıklama yapmaması, soru işaretlerini artırıyor.
Uzmanlar, iddiaların netleşmesi için savcılık aşamasında şeffaf bir bilgilendirme yapılmasının kamuoyunun güveni açısından kritik olduğunu vurguluyor.



