‘Okullar bu koşullarda açılırsa vaka sayısı artar’

0
41

ANKARA – Korona virüsü salgınında vaka sayılarında artış devam ederken 15 Ağustos itibariyle özel okullar telafi eğitimine başlayacak. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan takvime göre devlet okulları da 31 Ağustos’ta açılacak.

Salgının ilk günlerinden bu yana okulların, bilim insanlarının uyarıları çerçevesinde gerekli önlemler alınarak açılması gerektiğini vurguladıklarını söyleyen Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Başkanı Feray Aytekin Aydoğan’a göre bu hazırlıklar tamamlanmış değil. “Her okulda sağlık görevlisi bulundurulması zorunludur” diyen Aydoğan’a göre özel okullarda yüz yüze telafi eğitimi kararının tekrar değerlendirilmesi gerekiyor.

Pandemi koşullarında gerekli önlemler alınmadan okulların açılmasına karşı olduklarını belirten Veli-Der Ankara Şube Başkanı Hülya Daran Deveci’ye göre ise çocukların psikolojileri bu süreçten olumsuz etkilendi. MEB’in gerekli önlemleri almasını talep eden Deveci, “Çocuklarımıza da bizlere de bu travmayı yaşatmaya kimsenin hakkı yok” dedi.

‘OKULLARI TİCARETHANE GÖREN ANLAYIŞIN SÖZLERİNİ KABUL ETMİYORUZ’

Özel okulların açılmasına sayılı günler kala Türkiye Özel Okullar Derneği Başkanı Nurullah Dal’ın bir gazeteye yaptığı açıklama öğretmenlerin tepkisini çekti. Okulların pandemi koşullarında açılıp açılmaması tartışmasına ilişkin sendikaları suçlayan Dal’ın öğretmenlere dair sarf ettiği “İşe gitmeden maaşlarını alıyorlar. Sanırım rahata da alıştılar” sözlerine tepki gösteren Aydoğan, “Bütün öğretmenleri hedef alan bu söylemi, rahatlıkla söyleyebilmiş olması eğitimci niteliği taşımamasından ve özel okul patronu olmasından kaynaklanıyor. Özel okullarda eğitim emekçisi arkadaşlarımız en zor koşullarda çalıştırılıyorlar ve son derece düşük ücret alıyorlar. Bu salgın döneminde esnek çalışmayı ve mobbingi en ağır şekilde yaşayan kesimlerden biriydi bu öğretmenler. Okulları ticarethane, öğretmenleri ucuz iş gücü, öğrenci ve velileri müşteri olarak gören anlayışın hiçbir şekilde eğitime dair söz söylemesini kabul etmiyoruz” dedi.

‘OKULLARIN GEREKLİ ÖNLEM ALINMADAN AÇILMASINA KARŞIYIZ’

Pandeminin başından bu yana sendika olarak, “Uzaktan eğitim yüz yüze eğitimin yerini alamaz” dediklerini belirten Aydoğan okulların açılmasına değil, bilim insanlarının onayladığı ölçüde gerekli önlemler alınmadan açılmasına karşı olduklarını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz öğrencilerimizin eğitim hakkını savunuyoruz. Okulların sağlıklı bir şekilde açılmasını istiyoruz. Salgın devam ediyor, vaka sayıları artıyor. Salgının kontrol altına alındığı ya da ortadan kalktığı, hiçbir öğrenci ve öğretmenin sağlığının tehlikede olmadığı koşullar sağlandığında okullar açılsın diyoruz. Biz bunları derken özel okul sahiplerinin bu tutumu tamamen kâr amaçlıdır. Bu kadar itham eden, hedef alan söyleme karşı Milli Eğitim Bakanlığı tutum almak ve ses çıkarmak zorundadır. Bu kişi tüm öğretmenlerden kamuoyu önünde özür dilemeli, açıklamasını geri çekmelidir.”

‘HER OKULDA SAĞLIK GÖREVLİSİ BULUNDURULMALI’

Eğitim- Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan

Özel okullarda yüz yüze telafi eğitiminin 15 Ağustos’ta, vakaların artış gösterdiği bir dönemde başlayacağını belirten Aydoğan’a göre eğitim alanına dair tüm adımların sendikaların ve veli örgütlerinin görüşleri alınarak atılması gerekiyor. Okullarda herhangi bir sağlık riskine neden olabilecek koşullar ortadan kaldırıldığında ve salgının kontrol altına alındığının bilimsel veriler ışığında ifade edildiğinde eğitim öğretimin başlaması gerektiğini belirten Aydoğan, “Mutlaka ve mutlaka her okulda sağlık görevlisi bulundurulması zorunludur” dedi ve bu süreçte yapılması gerekenlere dair şunları söyledi:

“Derslerin süreleri, teneffüslerin süreleri ve derslerin içerikleri eğitim sendikaları ve öğretmenlerle birlikte yeniden düzenlenmelidir. Özel okullarda yüz yüze telafi eğitimi kararı tekrar ilgili tüm kesimlerin bir araya geldiği, başta TTB olmak üzere, hızlı bir şekilde değerlendirilmelidir. En önemlisi nokta öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin başta olmak üzere tüm toplumun sağlık hakkıdır. Bu planlamalar toplumun sağlık hakkını gözeten bir yerden hayata geçirilmek zorundadır. Salgın döneminde eğitim ve sağlık hakkının birbirinden ayrılmaz olduğu görülerek hareket edilmelidir.”

‘BELİRSİZLİĞİ VE ENDİŞEYİ ÇOCUKLARIMIZA YAŞATMAYA KİMSENİN HAKKI YOK’

Pandeminin ilk aylarında bir diğer tartışma konusu da sınavlardı. Bu süreçte öğrencilerin, velilerin ve eğitimcilerin sınavların ertelenmesi talebi karşılık bulmazken, Veli Der Ankara Şube Başkanı Hülya Daran Deveci’ye göre çocukların psikolojileri bu süreçten olumsuz etkilendi:

“Belirsizlik her insan için olumsuz duygular yaratırken yaşı ve hayat deneyimi az olan çocuklarımızda bu durum psikolojik açıdan daha da sarsıcı oluyor. Onlar da Covid-19 koşullarında virüsün bulaşmasından, sağlıklarından, büyüklerin hayatlarından endişe ederken bir de okul ve eğitim durumunu küçük yaşlarında düşünmek zorunda kalıyorlar. Okulların açılıp açılmayacağı belirsizliği çocuklarımıza da biz velilere de psikolojik olarak kötü hissettiriyor. Genel anlamda da kapalı kalmaktan, özgürce hareket edememekten, maskeden ve sosyal ortamlarından uzun süredir kopuk olmalarından ötürü psikolojik olarak bunalmış durumdalar. Bu belirsizliği ve endişeyi çocuklarımıza yaşatmaya kimsenin hakkı yoktur.”

‘EĞİTİMİN TELAFİSİ OLUR HAYATIN OLMAZ’

Veli-Der Ankara Şube Başkanı Hülya Daran Deveci

Okulların yeniden açılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Bilimsel Danışma Kurulu tarafından yayımlanan, ‘Covid -19 Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi’deki kuralların mevcut fiziki yapıların yetersizliği nedeniyle uygulanmasının mümkün olmadığını ifade eden Deveci, “4 metrekareye bir kişi ve sosyal mesafeye uyma kurallarını uygulayabilecek okullarda alan yok. Atölyeler, kütüphaneler, sosyal alanlar dersliğe dönüştürülüyor. Pek çok okul hala ikili eğitim veriyor. Bu koşullarda okulların açılması biz veliler için bir kabusa dönüşmüş durumda” dedi.

Özel okulların da sürece hazır olmadığını belirten Deveci, velilerin ve öğrencilerin endişelerini şu sözlerle aktardı:

“Okullar bu koşullarda açılırsa vaka sayısını çok artıracaktır. Veliler bundan ziyadesiyle endişeli. Ebeveynler başta çocukların hayatlarından ve sağlıklarından sorumlular. MEB de çocukları okullara çağırdığına göre bu sorumluluğu alıyor, demektir. O halde bakanlık bunun garantisini velilere versin. Konuştuğumuz çoğu veli okullar açılsa dahi çocuklarını okula göndermeyi düşünmediklerini söylüyorlar. Salgın tehlikesi tam olarak bitmeden bu karar alınmamalıdır. Eğitimin telafisi olur hayatın telafisi olmaz. Bakanlık okullarla ilgili kararını gözden geçirmeli tüm velileri ikna etmeli, somut ve bilimsel verilerle bilgilendirmelidir. Biz veliler kaygılıyız, MEB bu kaygılarımızı gidersin ya da okulları salgın tam bitmeden açmasın. Çocuklarımıza da bizlere de bu travmayı yaşatmaya kimsenin hakkı yok. MEB çocuklarımızın sağlığından vazgeçiyorsa biz de veli olarak elbette çocuklarımızdan ve çocuklarımızın sağlığından vazgeçmiyoruz. Eğitimin telafisi olur insan yaşamının telafisi olmaz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here