Metin Karayazı, Kazım Karabekir Paşa’nın kızı Timsal Karabekir’i arayarak Kars’ın Kurtuluşu yıldönümü dolayısıyla kutladı. Karayazı ayrıca Merhum Kazım Karabekir Paşa’ya rahmetler diledi.

Kazım Karabekir’ın kızı Timsal Karabekir

Metin Karayazı, Kars’ın, kurtarıcısı Kazım Karabekir Paşa’yı, rahmet ve minnetle andığına değinerek, şu ifadeleri kullandı:

“Kars’ın kurtuluşuyla devletimizin kuzeydoğu sınırları çizilmiş ve modern Türkiye’nin temelleri atılmıştır. Anadolu’nun kurtuluşunda önemli bir merhaleyi teşkil eden serhat şehrimiz Kars’ın kurtuluşunun 98. yılını kutluyor, kurtuluşta emeği geçen Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Kazım Karabekir Paşa başta olmak üzere bütün gazi ve şehitlerimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum.”

Timsal Karabekirde Metin Karayazı’ya Kars ve ilçelerine katkı sunan çalışmalarından ötürü teşekkür etti.

KARS’IN KURTULUŞU

Ermeniler’in müslümanlara karşı zulmü her geçen gün artıyordu. Bu sırada Kızılordu, Denikin ordusunu yenmiş ve Kafkasya yolu açılmıştı. Kızılordu’nun buraları işgali an meselesi idi. Bunun üzerine M. Kemal Paşa Karabekir’e düşüncesini sordu. Karabekir, fazla beklemeden Brest Litowsk’ta çizilmiş sınırlara kadar olan yerlerin (Kars, Ardahan, Batum) hemen işgali gerektiği yanıtını (28 Mart 1920) verdi. Bu sırada Ermeni konusu Paris ve San Remo’da gündeme gelmişti. Fakat İngiltere, konuyu eskisi kadar desteklemiyordu. A.B.D. Başkanı ise Ermeni mandası yanlısıydı. General Harbord bunun için 59.000 askere ve 750 milyon dolara ihtiyaç olduğunu bildirmişti. Büyük devletlerin Ermeni sorununu gündeme getirdiği bir sırada T.B.M.M. Ermeniler’e taarruz edilmesinin zararlı olacagını düşündü ve Kazım Karabekir’e saldırıyı ertelemesini bildirdi. Fakat Kızılordu’nun Kafkasya’ya girmesi üzerine T.B.M.M. Hükümeti taarruza karar verdi ve 9 Haziran 1920’de Doğu illerinde kısmi seferberlik ilan edildi. 15. Kolordu Komutanlığı, Doğu Cephesi Komutanlığı’na çevrildi ve yetkileri genişletildi. Bu sırada (15 Haziran) Sovyet Hariciye Komiseri Çiçerin’in mektubu geldi. Ruslarla başlayan iyi ilişkilerin bozulmaması için Ermeni harekatı yine ertelendi. Sovyetler Birliği ile görüşmelere giden Bekir Sami Bey Çiçerin’le görüştü. Çiçerin Kars, Ardahan, Batum’un Ermenilere geri verilmesini istedi. M. Kemal Paşa Misak-ı Milli sınırlarını parçalayan bu öneriyi geri çevirdi. Ermeniler de 12 Ağustos’tan itibaren Oltu bölgesinde saldırıya geçip, Türk halka zulme başladılar. Türk ordusuna da saldırmaktan çekinmiyorlardı. Durumu 23 Eylül’de T.B.M.M.’ne yazan Kazım Karabekir 27 Eylül’de karşı taarruza geçeceğini belirtti. Ermeniler zaten 24 Eylül tarihinde genel taarruza başlamışlardı. Türk ordusu 28 Eylül sabahı karşı taarruza başladı. 29 Eylül’de Sarıkamış kurtarıldı. Fakat Sovyetlerin alacağı durumun beklenmesi için ileri harekat durdu. Sovyetler eski görüşlerinde ısrar edince, M. Kemal, Misak-ı Milli’den ödün verilmeyeceğini bildirdi.

Kazım Karabekir Paşa Kars Cephesinde

21 Ekim’de de Karabekir Paşa’nın isteği kabul edilerek, Ermeni ordusunu yok etmesi izni verildi. 28 Ekim’de yeniden taarruza başlayan Türk ordusu 30 Ekim’de Kars’ı geri aldı. Ermeni ordusu çok ağır bir yenilgiye uğratıldı. 1.100 ölü ve 1.500 esir verdiler ve ağır silahlarını bırakmak zorunda kaldılar. Misak-ı Milli sınırlarına ulaşan Türk ordusu ilerleyişini durdurdu. Ermeni siyasi varlığını ortadan kaldırmak amacında olmayan Türkiye, Taşnakların gücünü kırarak hedefine ulaşmıştş. Gümrü’yü de terk eden Ermeniler barış istemek zorunda kaldılar ve 17 Kasım’da Ateşkes kabul edildi. Gümrü’de başlayan görüşmeler sonunda 3 Aralık 1920’de Gümrü Antlaşması imza edildi. T.B.M.M.’nin ilk askeri başarısı sonucu ilk anlaşması olan Gümrü ile Kars, Sarıkamış, Kağızman, Rulp ve Iğdır yeniden Türk topraklarına katıldı. Bu sırada B.M.M. Hükümeti Gürcistan’a bir nota vererek, Ardahan, Artvin ve Batum’un Türkiye’ye bırakılmasını sağladı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here