Başkalarını memnun etmek: aşırı fedakarlık hali

0
210

İnsanın sosyal bir varlık olmasının getirisi olarak, kişiler başkalarının ihtiyaçlarına ve duygularına dikkat etmeye eğilimlidir. Başkalarını anlamak ve yardım etmek yadsınamaz derecede kişiye kendisini iyi hissettirir. Günlük durumlarda, başkalarının ihtiyaçlarını – daha talep edilmeden- gönüllü olarak karşılamaya aşırı odaklanmak, kendi memnuniyetini göz ardı etme haline ise aşırı fedakarlık diyebiliriz. Başkalarını mutlu etme arzusu üzerine kurulu hayat, genellikle derin bir sorunun belirtisidir.

Bu durumun en yaygın nedenleri şunlardır: diğerlerine karşı suçlu ve bencil gibi duyguları hissetmekten kaçınmak veya önem verilen kişilerle bağlantıyı sürdürmek (terk edilme korkularını azaltmak vb.) için muhtaç hissetmek. Genellikle “başkalarını mutlu etme” eğilimi, ötekinin acılarına karşı akut bir duyarlılıktan kaynaklanır.

Peki ötekinin ihtiyaçlarına karşı yoğun duyarlılık hali neden gelişiyor?

Genellikle insanları aşırı fedakarlıkla memnun etme davranışları, çocukluk döneminde tutarsız olan (bir yakın bir uzak veya bir sıcak bir soğuk olma hali vb.) ebeveynle bağlantıyı ve yakınlığı korumanın bir yolu olarak gelişir. Çoğu zaman insanları memnun etmeye odaklanmış kişilerin ebeveynleri; sadece kendi sıkıntılarına odaklı olmaktan, çocuklarının ne hissettiğini, ne düşündüğünü ve neye ihtiyacı olduğunu anlamaya çalışmamış veya çocuklarının gösterdiği sinyalleri ve duyguları sık sık yanlış yorumlamış kişilerdir.

İnsanları memnun etmeyi alışkanlık edinmiş kişilerin ebeveynleri genellikle duygusal bir bunalım durumundadır. Bu yüzden çocuklar kırılgan gözüken ebeveynlerini dikkatli bir şekilde tedavi etmeye yönlenir. İlişkide daha çok yetişkin gibi davranırlar ve kendi ebeveynlerine karşı bakım verici bir rol üstlenirler. Ebeveynin duygusal olarak bağlanmakta ve tutarlı bir şekilde davranmakta zorluk çekmesi, çocukta ebeveynlerini ve duygularını korumak için hareket etme dürtüsü oluşturur çünkü onlarla bağlı kalabilmenin tek yolu budur. Bu yüzden ruh hallerini takip ve kontrol ederek, ebeveynleri gururlandırmak, ihtiyaçlarını gidermek ve iyi olmak için elinden geleni yaparlar. Böylece insanları memnun edici becerilerini geliştirmeye başlarlar.

Aşırı fedakarlık yorucu bir hal alır

Nihayetinde bu aşırı fedakarlık yorucu bir hal alır. “İyi” çocuklar işler zorlaştığında tahmin edilemez ve şaşırtıcı şekillerde hareket edebilirler. Genellikle çocuklar bu ‘çöküş’ hakkında derin bir utanç duyarlar ve iyi olmaya çalışarak dikkatli bir şekilde çökkünlük hallerini saklarlar. Ve döngü böyle tekrar eder. Bazı durumlarda, çocuklar farklı şekilde hareket de edebilir; anne babalarına karşı durup isyan edebilirler. Sevgi ve bağlantıyı nasıl koruyacağını bilmeyen çocuk, ebeveynin sevgisini kazanmak için elinden gelen her şeyi yapar. Bu yüzden anne babasının onun için kurduğu hayali ve iyi çocuk olmak için ebeveynlerinin değerlerini benimserler.

Kim olduğunu keşfetmeye daha az ilgi duyma ve başkalarının onlardan ne beklediğini öğrenmekle daha çok ilgilenirler. Çünkü kendini ötekinin beklentisine göre dönüştürmek ve “iyi olmak” nihayetinde sevgiyi güvence altına almanın bir yolu olacaktır. Daha sonra bu standartları bir dizi yetişkin ilişkilerine taşıyacak, başkalarını memnun etmeye ve onları mutlu etmeye çalışacak, böylece mutlu olacaklarını düşüneceklerdir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here